İçeriğe geç
← JournalOtomasyon21.10.20266 dk okuma

Tasarım yapmaya daha fazla zaman ayırabilmek için

Yapay zekâ, otomasyon ve kendi geliştirdiğim araçlar üzerine birkaç düşünce.

Yazar:

Koyu zemin üzerinde yan yana Furious Insert Creator oluşturma paneli ve PostForge şablon paneli; turkuaz ve mavi ışıklı çerçeveler.

Grafik tasarım sektöründe on yılı aşkın süredir çalışıyorum. Bu süreçte kullandığımız yazılımlar, üretim alışkanlıklarımız ve müşterilerin beklentileri epey değişti. Özellikle son birkaç yılda yapay zekânın hayatımıza girmesiyle birlikte bu değişim çok daha görünür hale geldi.

Bugün tek bir görsel üretmek için eskisi kadar zamana ihtiyacımız olmayabiliyor. Bir fikirden yola çıkarak farklı kompozisyonlar deneyebiliyor, ürün fotoğraflarını yeniden kurgulayabiliyor, kimi zaman saatler süren teknik işlemleri birkaç dakikada tamamlayabiliyoruz.

Ancak günlük ajans hayatında beni düşündüren başka bir konu vardı: Bir tasarımcı gününün ne kadarını gerçekten tasarım yaparak geçiriyor?

Bir kampanya için onlarca ürünün fiyatını güncellemek, görsellerini yerleştirmek, metinlerini değiştirmek, farklı ölçülerde çıktılar hazırlamak… Bunların hepsi işin bir parçası. Üstelik müşteri sayısı ve iş hacmi arttıkça bu küçük işlemler ciddi bir zaman kaybına dönüşüyor.

Bir noktadan sonra aynı işleri tekrar tekrar yaparken kendime şu soruyu sormaya başladım: Bunları neden hâlâ tek tek yapıyorum?

Tekrar eden işler ve kaybolan zaman

Ajans ortamında çalışanlar bilir. Bazen oldukça iyi bir fikir üzerine çalışırken araya acil bir fiyat değişikliği girer. Ardından yeni bir ürün eklenir, kampanya tarihi değişir veya hazırlanmış tasarımın farklı ölçülerde onlarca versiyonu istenir.

Bu işlerin çoğu yaratıcı bir karar gerektirmez. Yine de dikkat ister. Yanlış yazılmış bir fiyat, eksik bir ürün görseli veya unutulmuş bir çıktı bütün süreci aksatabilir.

Benim için otomasyon fikri tam olarak buradan çıktı.

Zaten her gün kullandığım Adobe araçlarının içinde, sık yaptığım işlemleri kendi çalışma biçimime göre düzenleyebilir miydim? Bir tasarımın yaratıcı kontrolünü koruyup tekrar eden bölümlerini yazılıma devredebilir miydim?

Başlangıçta küçük denemelerdi. Zamanla bu denemeler, kendi ihtiyaçlarımdan doğan iki ayrı eklenti projesine dönüştü.

Furious Insert Creator: Ürün listesinden kampanya tasarımına

Perakende ve market kampanyalarında çalışırken en çok zaman alan süreçlerden biri insert hazırlamak. Elinizde onlarca ürün bulunuyor. Her ürünün markası, adı, fiyatı, görseli ve bazen kampanya etiketi var. Bunların tamamını belirli bir tasarım düzeni içerisinde bir araya getirmeniz gerekiyor.

Bu süreci kolaylaştırmak için Adobe InDesign üzerinde çalışan Furious Insert Creator projesini geliştirmeye başladım.

Temel fikir basitti: Ürün bilgileri zaten bir tabloda bulunuyorsa neden aynı bilgileri yeniden elle yerleştireyim?

Eklenti, CSV dosyasındaki ürün bilgilerini alıp görselleriyle eşleştiriyor ve hazırlanan InDesign şablonlarına yerleştirmeyi amaçlıyor. Kapakta hangi ürünlerin bulunacağını, sayfa düzenlerini, fiyat tipografisini ve kampanya rozetlerini tek bir panel üzerinden yönetebiliyorsunuz.

Özellikle eksik görsellerin önceden tespit edilmesi ve farklı ürün sayılarına göre sayfa düzenlerinin hazırlanabilmesi benim için önemliydi. Çünkü yoğun bir iş gününde bazen bir görselin eksik olduğunu ancak tasarımı kontrol ederken fark edebiliyorsunuz.

Eklenti hâlâ geliştirme aşamasında. Arayüzünü, çalışma mantığını ve üretim kontrollerini gerçek kullanım ihtiyaçlarına göre geliştirmeye devam ediyorum.

Bu projede tasarımın görsel dilini InDesign içerisinde hazırlıyorum. Eklentinin görevi, o tasarımın içerisindeki verileri ve tekrar eden yerleşim işlemlerini yönetmek.

PostForge: Bir tasarımdan onlarca içeriğe

Benzer bir ihtiyaç Photoshop tarafında da vardı.

Özellikle çok ürünlü sosyal medya kampanyalarında aynı görsel dilini koruyarak onlarca farklı post hazırlamak gerekiyor. Ürün değişiyor, fiyat değişiyor, belki marka veya açıklama değişiyor. Fakat tasarımın genel yapısı aynı kalıyor.

PostForge bu ihtiyaca yönelik geliştirdiğim Photoshop eklentisi.

Hazırlanan bir PSD şablonuna ürün bilgilerini ve fotoğraflarını yerleştirerek toplu post üretimini kolaylaştırmayı hedefliyor. Post ve story ölçülerinde çalışabiliyor; JPG çıktılarının yanında düzenlenebilir PSD dosyaları oluşturulması da çalışma akışının bir parçası.

Projenin ilgimi çeken taraflarından biri, görsel üretim araçlarını da bu sürece dahil edebilmek oldu.

Örneğin bir ürünün standart fotoğrafını kullanmak yerine yapay zekâ destekli bir araçla lifestyle sahnesi hazırlanabiliyor. PostForge üzerinde geliştirdiğim Magnific entegrasyonu da bu amaçla tasarlandı. Üretilen görsellerin kontrol edilmesi, onaylanması ve doğru ürünle eşleştirilmesi için ayrı bir akış bulunuyor.

Burada özellikle insan kontrolünün korunmasını önemsiyorum. Yapay zekânın ürettiği bir görsel ilk bakışta oldukça iyi görünebilir. Fakat ürünün ambalajını, logosunu veya fiziksel özelliklerini değiştirmiş olabilir. Ticari bir tasarımda bunları gözden kaçırmak mümkün değil.

PostForge da erken geliştirme ve doğrulama aşamalarından geçiyor. Günlük üretimde karşılaştığım sorunlar, eklediğim özelliklerin yönünü belirliyor.

Yapay zekâ ile yazılım geliştirmek

Bu iki projeye başlamadan önce günlük çalışma alanım ağırlıklı olarak grafik tasarım yazılımlarıydı. Yazılım geliştirme bilgim ise profesyonel bir geliştiricinin sahip olduğu düzeyde değildi.

Yapay zekâ destekli kodlama araçlarının benim için en ilginç tarafı burada ortaya çıktı.

Aklımdaki bir iş akışını tarif edebiliyor, karşılaştığım sorunları açıklayabiliyor ve bunlar üzerinden çalışan çözümler geliştirmeyi deneyebiliyorum. Elbette süreç, bir komut yazıp kusursuz bir eklenti elde etmekten ibaret değil.

Çalışmayan özellikler, beklenmedik hatalar, Adobe uygulamalarının teknik sınırlamaları ve defalarca değiştirdiğim arayüzler oldu. Hâlâ da oluyor.

Bazen küçük bir özelliği düzeltmeye çalışırken başka bir bölümün bozulduğunu görmek oldukça tanıdık bir durum haline geldi.

Bu süreç bana yazılım geliştirmeyle ilgili yeni şeyler öğretti. Daha önemlisi, tasarım yaparken karşılaştığım sorunları farklı bir gözle değerlendirmeye başladım.

Önceden bir işlemin uzun sürmesini çalışma düzeninin doğal bir parçası olarak kabul edebiliyordum. Şimdi aynı işle karşılaştığımda bunun daha iyi bir yöntemi olup olmadığını düşünüyorum.

Her şeyi hızlandırmak zorunda mıyız?

Yapay zekâ ve otomasyon hakkında konuşurken sürekli hızdan bahsediyoruz. Daha kısa sürede daha fazla içerik üretmek, daha hızlı revize almak, daha çok alternatif hazırlamak…

Bunların sağladığı avantajları kendi işlerimde görüyorum. Yine de hızın tek başına iyi bir tasarım ortaya çıkardığını düşünmüyorum.

Bazen bir tasarım üzerinde uzun süre çalışmak gerekiyor. Doğru tipografiyi bulmak, görsel hiyerarşiyi oluşturmak veya bir fikrin neden çalışmadığını anlamak zaman alabiliyor. Bunları hızlandırmaya çalışmak her zaman daha iyi sonuç vermiyor.

Üstelik yapay zekâ araçlarının da kendilerine özgü sorunları var. Üretilen bir görsel teknik açıdan etkileyici olmasına rağmen marka kimliğiyle uyuşmayabiliyor. Otomasyonla hazırlanan bir sayfa bütün kurallara uygun olsa bile görsel açıdan dengeli görünmeyebiliyor.

Bu yüzden geliştirdiğim araçlarda son düzenlemenin tasarımcı tarafından yapılabilmesini önemsiyorum. Otomasyonun hazırladığı işi gerektiğinde değiştirebilmek, benim çalışma biçimimin önemli bir parçası.

Tasarımcının rolü değişiyor mu?

Bence değişiyor. Hatta bir süredir değişiyordu, yapay zekâ bu süreci daha görünür hale getirdi.

Bugün bir grafik tasarımcının yalnızca Photoshop veya Illustrator kullanmayı bilmesiyle yetinmesi giderek zorlaşıyor. Görsel üretim teknolojilerini anlamak, farklı araçları birlikte kullanabilmek ve kendi iş süreçlerini geliştirebilmek de mesleğin bir parçası olmaya başladı.

Yine de herkesin yazılım geliştirmesi gerektiğini düşünmüyorum. Her tasarımcının ihtiyaçları ve ilgilendiği alanlar farklı.

Benim açımdan bu araçları geliştirmek, günlük işimde karşılaştığım sorunlara çözüm ararken ortaya çıkan bir uğraş oldu. Tasarım geçmişim sayesinde neye ihtiyacım olduğunu biliyorum. Yapay zekâ destekli geliştirme araçları ise bu fikirleri deneyebileceğim bir alan açtı.

Şimdilik en çok hoşuma giden tarafı bu.

Eskiden kullandığım bir yazılımın belirli bir özelliği sunmasını beklerken, bugün o özelliği kendim geliştirmeyi deneyebiliyorum. Her deneme başarılı olmuyor ama çoğundan yeni bir şey öğreniyorum.

Bundan sonrası

Furious Insert Creator ve PostForge üzerinde çalışmaya devam ediyorum. İkisi de kendi üretim süreçlerimde karşılaştığım ihtiyaçlardan doğdu ve henüz tamamlanmış ürünler değiller.

Zaman içerisinde farklı araçlar geliştirmek, mevcut olanları daha kullanışlı hale getirmek ve bu süreçte öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum.

alptekvn.com üzerindeki Lab bölümünü de bu amaçla kullanıyorum. Geliştirdiğim eklentileri, küçük deneyleri ve iş akışına yönelik araçları burada bir araya getiriyorum.

Son yıllarda tasarım yapma biçimim oldukça değişti. Hâlâ aynı programları açıyor, benzer problemlerle uğraşıyor ve bazen en küçük detay için gereğinden fazla zaman harcıyorum.

Ama artık o zamanın bir kısmını, bir sonraki işte aynı problemle yeniden karşılaşmamak için bir şeyler geliştirmeye ayırıyorum.

Bakalım bu denemeler zamanla nereye varacak.